Yazınlarım

Bir Hikaye: Ayrılığın Yutkunuşu

Saatin tik takları ile eşdeğer hareketlerle yatağında dönüp durur bir hâle gelmişti düşünmekten. Nasıl bu raddeye geldiğine dair bir fikri yoktu. Saat gecenin ikisiydi ve gözüne gram uyku girmiyordu.

Yatağından kalktı. Günün nasıl başlayacağını şimdiden hesaplıyordu. İşe gittiğinde nasıl da yorgun olacağını, insanlara “Günaydın!” derken aslında onun için günün hiç aymamış olacağını… Düşüncelerin arasında boğuluyordu. Hâlbuki en küçük detaylara takıldığının farkında bile değildi. İnsanları gereğinden fazla önemserdi.

Yatağından kalktı. Karnı gurulduyordu. Göbeğini kaşıya kaşıya yalnız kaldığı evinin, kendisi gibi yalnız mutfağına geçti. Sanki aylardır kimse uğramamış gibi bir rehavet vardı mutfağın üzerinde. Tozlar havada uçuşuyor gibi geldi, gözlerini kırptı ve ovaladı. Sonuç aynıydı. Mutfağa en son ne zaman geldiğini hatırlamıyordu bile.

Tabii ya! Bu eve en son ne zaman gelmişti ki? Tekrar içini bir özlem kapladı. Mutfağın bu hâli, tezgâhın boşluğu, dolabın fişinin bile çekili olması… Daha dün yan yanaydılar. Bu ev daha birkaç saat öncesine kadar onun için çok uzaktı. Ayrılık kolay lokma değildi. İnsanı yutkunmaktan alıkoyarken yutmaya zorluyordu işte.

Sevgilisini düşündü. Kaç aydır beraber yaşıyorlardı. Şimdi o da yatağında yalnız, belki kendisi gibi “Dönüp duruyordur.” diye içinden geçirirken bir yandan, “Beni bu hâle getirdikten sonra içi rahat bir şekilde niye uyumasın ki?” diye söylenip duruyordu. Delirdiğine emindi. Ya da hayır, delirmemişti, delirtilmişti.

Aklından günleri geçiriyordu. Bir gün İstiklâl’de kol kola, bir gün Kadıköy’de bir sahilde. Günlerini gün ediyorlardı. Evleneceklerine dair söz de vermişlerdi. Nasıl olmuştu peki ya şimdi her şey? Çok mu hatalıydı, çok mu anlayışsızdı? Emin olduğu tek şey, o tokadı atmaması gerektiğiydi. İleri gitmişti ve bu sefer geri de alamayacaktı.

Yaptığı yanlış aklına gelince kendini gerisin geri yatağa attı. Yarın işe de gitmeyecekti. Verdiği ilk karar bu oldu. Kulaklarının kızarmasına engel olamadan yatağın içinde tik taklara eşlik ederek uyumaya çalıştı.

Ve bir daha asla ona ulaşamadı

Yazar hakkında

Mehmet Ömer MEŞEGÜL

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: